İntikamtepe Şehitliği'nde Bir Gözlem

İntikamtepe Şehitliği'nde Bir Gözlem
   Yaklaşık 10 yıl önce, gelip geçerken Fatiha’lar okuduğumuz, köyümüzün yolu üzerindeki Saraycık ile Karaağaç Köyleri arasında bulunan, İstiklal Savaşı Şehitlerimizin yattığı İntikamtepe Şehitliği’ne uğrayıp şöyle bir gözlemlemiştim.

   

Şehitliğin etrafındaki çevre duvarı ve Şehit kabir taşları 1957 yılında yaptırılmış. Kuzey’de bulunan giriş kapısının sol tarafında koruma görevlisi görünümünde tek odalı bir kulübe vardır. Giriş kapısının karşısında, karşınıza bir taş sütun çıkıyor. Bu taş sütunda şunlar yazılıdır.


“126. Alay 3. Tabur 9. Bölük Kahramanları Burada Şehit Düştüler. 30/31 Mart 1921. Mezarları Zaferlerin Beşiği Oldu.”

Bu sütunun yanında, 2. İnönü Savaşlarında kullanıldığını tahmin ettiğim 2 büyük, 2 küçük Havan Mermisi konulmuş.\r\n

5 sıra halinde düzenlenmiş olan Şehit Kabirleri 63 adet. Bölük Yüzbaşısının mezar taşı, kabir sıralarından orta sıranın baş tarafında ve mezar taşında şöyle yazılı.

“11. Piyade Tümeni 126. Alay 3. Tabur 9. Bölüğün Kumandanı Afyon’lu Subay (Ömer ALTUNAY) 2. İnönü Harbi’nde 4 süngü yarası alarak düşman eline esir düşmüştür. Yunan komutan tarafından ağaca çarmıha gerilerek benzin dökülüp yakılmak istenirken yetişen kuvvetlerimiz tarafından kurtarılmıştır.”\r\n

Bu taşın arkasında yine bir taşta ise, “1959 tarihiyle halen hayattadır” yazılıdır.

\r\n

Girişteki kulübede bir görevli vardı. Bu kulübede bir Şehitlik Şeref Defteri mevcut. 01/08/1959 yılında açılmış olan Şeref Defteri’nin ilk sayfasında, Şehit Yüzbaşı Ömer ALTUNAY’ın, Şehitliğin tanzimi sırasında geldiği zaman, kapı girişi karşısındaki taş sütunun yanında çekilmiş bir resmi vardır. Ve şöyle devam eder yazılar ;

“İstiklal Savaşında İntikam Tepe’de Cereyan Eden Muharebenin Tarihçesidir.\r\n

30-31 Mart taarruzunda Türk Kuvvetleri esatizi kahramanlıklarını olanca cömertlikleriyle göstermişler ve parlak örnekler vermişlerdir. Bu kahramanlıklardan bir tanesini misal olarak ele alacağım.

11. Tümen 126. Piyade Alayı 9. Bölük Komutanı Mülazım(Teğmen) Hacı Ahmet Oğlu Afyon’lu Ömer Lütfi ALTUNAY (Halen Malül Yüzbaşı), 30-31 Mart 1337 (1921) gün ve gecesi, 2. İnönü Meydan Muharebesinde, İnönü Nahiyesi’nin Şarkındaki(Doğusundaki) Dodurga eteklerinden düşmanın eline geçmiş bulunan Kovalca Köyünü ve Şimalindeki(Kuzeyindeki) sırtlarla Çamlı Tepe’yi almak için Alay’dan aldığı emirle, Bölüğün taarruz şeridi içinde Avcı Hattı’nda düşman topçu ateşi altında İnönü Ovası’na geçiyor. Sarı Suyu, su kenarındaki ağaçlardan köprü kurarak atlıyor ve ilerdeki Çamlı Tepe’yi ve düşmanı bozguna uğratarak elde edip yunanlıları Karaağaç Köyü’ne doğru sürüp götürüyor. Cesur Ömer Lütfi, Bölüğü ile Karaağaç Köyü’ne girdiği zaman, düşmanla burun buruna gelmiş ve süngü süngüye yapılan muharebede birçok düşman askerini saf harici bıraktıktan sonra dört süngü yarası alarak düşman tarafından esir edilmiş. Bu esir Türk Subayı’nı Yunanlılar bir çam ağacına çarmıha germişlerdir. Aynı gün bu Subayımız 126. Alayın Yüzbaşısı Hilmi Bey’in komutasındaki 1. Bölüğü ile kendi bölüğünden sağ kalanların yetişmesiyle düşman elinden kurtarılmış ve çarmıha gerilen Hak Peygamber gibi yakılmadan elimize geçmiştir. Ömer Lütfi, yakalanıncaya kadar çok fedakârcasına savaşmış bir Subaydır. İkinci İnönü ve Sakarya’da aldığı yaralarla iki düşman mermisini ciğerlerinde halen taşımaktadır. Sakaya’da 4 Eylülde eski Polatlı karşısında Yümkünlünün Güney sırtlarında yine aynı Alayın 1. Bölük Komutanı olarak yaptığı savaşlarda, beşinci defa 12 yerinden yaralanmış ve kahramanlıklarını tarihe mal etmiştir. Şimdi iki ciğerinde iki kurşun taşıyan Sayın ALTUNAY, sen ciğerlerinde kurşun taşıyorsan gam yeme, tarih te seni bağrında taşıyor ve yaşatıyor, Ne Mutlu Sana”\r\n

Yazılıdır.


Yazının altında, “Nüzhet Bulca’nın 30 Ağustos Zaferine Doğru Kahramanımız isimli kitabından alındı” diye bir not vardır.


Bu Kahraman Subayımız AYTUNAY’ın, Şehitliğin tanzimi sırasında geldiğinde, bizzat Şehit kabirlerinin tanzimi sırasında bulunduğunu ve Şehit mezarlarını gösterdiğini, birçoğumuzun tanıdığı köylümüz Rıza AYDOĞDU bey’den dinlemiştim. Kendisi o yıllarda henüz çocuktur ancak orada bulunduğunu ve gördüklerini şu şekilde ifade etmektedir.

“Şehitlik tanzim edilirken ben de oraya gitmiştim. 9 tane Şehit mezarı vardı ve burada çalışanlar, bu 9 kabrin başlarına taş dikmeye çalışıyorlardı. Sayın ALTUNAY buna itiraz etti ve ne yapıyorsunuz, orada 8 Askerim yatıyor, şurada 7 Askerim yatıyor, burada 9 Askerim yatıyor, o günün imkanlarıyla hepsine ayrı ayrı mezar kazamadık, birçoğunu bir kabir’e defnettik dedi. Onun gösterdiği yerler kazıldı ve her bir mezardan söylediği sayıda Şehidimiz çıktı. Sonra da Şehitlerimizin her biri ayrı kabir’e defnedildi” demişti. (Rıza AYDOĞDU halen hayattadır. Bu ifadeleri, istediği taktirde yeni açıklamalarıyla yeniden tanzim edilecektir.)Bozüyük’ten, Çokçapınar köyüne yaptığınız her seyahatte, bu Kahraman Şehitlerimize ve Kahraman Komutanımıza bir Fatiha hediye etmeyi unutmayın… Onlar bize canlarını hediye ettiler… Üzerinde bulunduğumuz Vatanı hediye ettiler…
Ali Osman Gürcan

Veteriner Sağlık Teknisyeni

Bu yazıyı yayınlayın:
Henüz yorum yapılmamış.

Benzer Yazılar: